«
  1. Ana sayfa
  2. Tarih
  3. Selçuklu’dan Osmanlı’ya Ekonomik ve Toplumsal Sorunlar

Selçuklu’dan Osmanlı’ya Ekonomik ve Toplumsal Sorunlar

Selçuklu Devleti, Doğu Selçuklu ve Anadolu Selçuklu olarak bölündüğünde, fetihler bir süre durmuş ve her iki devlette kendi teşkilatlarını kurmaya başlamıştır. Özellikle Anadolu Selçuklu Devleti’ne büyük iş düşmekteydi. Çünkü bölünen devletlerin ordularının nizama girmesi biraz geç olur. Bu zaman kaybı içerisinde de, yakınlarında bulunan Bizans devleti ve dolayısıyla Haçlı gücünün Anadolu Selçuklu‘ya saldırması içten bile değildir. Böyle bir durumda devletin büyük bir zafiyete uğraması da söz konusu olmaktadır. Zafiyet açısından dikkatli davranan Sultan 1.Kılıç Arslan, Anadolu Selçuklu Devletini tekrar ayağa kaldıran bir sultan olarak tarih sahnesine adını yazdırmaktadır. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında, fetihler durmuş olmasına rağmen Selçuklu Devleti elinde önemli bir güç vardı. O da ekonomik güç. İpek yolu ticareti uzun zamandır Müslümanların elindeydi. Bu da batıdaki devletleri oldukça zora sokuyordu. Batılı devletler de o zamanlar sefalet kol geziyordu. Altın sikke neredeyse uzun zamandır kesilmiyordu Batılı devletlerde. Ticaret içinde altın kullanmaları gerektiğinden sefalet içinde bir hayatları vardı. İşte böyle bir ortamda Haçlı seferlerini organize eden Papalık, söylemde Hristiyan dinini yaymak için savaşmaya gittiklerini söyleseler de esas amacın başka olduğunu Anadolu Selçuklular çok iyi biliyorlardı. Bu yürüyüşün tek sebebi paraydı ve maddi gücü eline almak isteyen Vatikan, Hristiyanları kutsal din yayma adıyla zenginlikleri ele geçirmeye gönderiyordu. Böyle bir ortamda Sultan 1.Kılıç Arslan, tarihte görülmemiş bir taktiği uygulayarak 600.000 kişilik orduya karşı küçük akıncı beyleri ile gerilla savaşı stratejisini uyguluyordu. Strateji sonuç vermişti. Ordunun 500.000 kişilik bir kısmı daha Anadolu’ya ayak basmadan telef olmuştu.

Daha sonraki zamanlarda Selçuklular içinde başka bir hain çıkacak ve bu hain devletin çöküşünde önemli bir rol oynayacaktı. Onun adı ise Saadettin Köpek idi. O dönemin fetösü olabilecek kadar iyi organize olmuş ve iyi teşkilatlanmış bir biçimde Selçuklu devletinin can damarlarına sızmıştı. Nitekim Selçuklunun yıkılışı da onun elinden oldu. Biz Türk devletlerinin içindeki hainlerin bol olması hastalığı Osmanlı’da da sürdü. Osman Gazi’nin yanındaki Salih Alp ile başlayan silsile aslında Kanuni dönemine kadar tarihten silindi. Çünkü Osmanlı vezir ve üst kademe konusunda farklı bir stratejiye başvurmuştu. Yönetime devşirmeler alınıyordu. Devşirmeler öyle bir eğitim ve terbiyeden geçiyordu ki bir Müslümandan daha fazla Müslüman, Türk’ten daha fazla Türk oluyordu. Dolayısıyla Abdülhamid han zamanına kadar, devlet içerisinde hainlerin yeşermesi ve büyümesi istisnalar dışında olmamıştır. Ancak Osmanlı’da da aynı problemler çoğu zaman baş göstermiştir. Özellikle Yavuz Sultan Selim dönemi, bunun en aşikâr zamanları idi. Safevi devletinin hem askeri hem de fikren tehdit ettiği İslam coğrafyası, Yavuz Selim sayesinde tekrar dirilmişti. Üstelik Abbasilerden; Memluklülere geçen hilafet emanetleri de artık Türklerin eline geçmişti.

Sonrasında ise kasa dolmuş, hazine ve fütuhatlar genişlemiş Osmanlı bir cihan imparatorluğu haline gelmiştir. Ancak her büyüyen devletteki rehavet ve rahat maalesef Osmanlı devletinde de baş göstermiştir. Osmanlı’nın genişleyen sınırları ve maddi imkânları devletin olanaklarını öylesine çoğaltmıştır ki, artık kimsenin savaşmak gibi bir derdi kalmamaya başlamıştır. Aslında bu durum her büyüyen devlette ortaya çıkar. Nitekim Anadolu Selçuklu ’da bu alanda sıkıntılar yaşamıştır. Alâeddin Keykubat zamanında sınırlara bile yaklaşamayan Moğollar, 2.Gıyaseddin’in gençliğinden ve tecrübesizliğinden faydalanıp Anadolu Selçuklu Devleti’ne büyük darbeler vurmuşlardır. Devlet yönetiminde aslında liyakat ve tecrübe en az güç kadar önemlidir. Çünkü gücü liyakat ve akıl ile kullanmayı bilmeyen her devlet lideri, tarih sahnesinden silinip gitmiştir.

Bir Cevap Yaz

furkan Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *