«
  1. Ana sayfa
  2. Tarih
  3. Selçuklu İmparatorluğunda Büyüme Sorunları

Selçuklu İmparatorluğunda Büyüme Sorunları

Selçuklu İmparatorluğu büyük bir imparatorluk olduğu gibi düşmanları da gayet büyük devletler veya güçlerdi. Selçuklu kendi döneminde Samaniler içinde büyüyüp gelişmiş ama sonrasında hem Samanilere de hem de Selçuklulara düşman olmuş Gazneliler ile savaşmıştır. Aslında bu savaşın başlaması, biraz da Selçukluların başarısından ve savaş taktiklerinden meydana gelmekteydi. Selçuk Bey, devletini kurmadan evvel kendine ait bir obası olan sıradan bir beydi. Herhangi bir devlet deneyimi veya yönetim deneyimi bulunmamaktaydı. Ancak Oğuz Türklerinin dağınık bir halde olması ve Karahanlılarla beraber, Samaniler imparatorluğunun Türk boyları üzerindeki etkisiz durumları Selçuk Bey’i oldukça fazla düşündürmekteydi. Asıl olan ise, bölgede Türklerin kendi içinde çekişmelerinden ötürü hiçbir zaman güçlü bir devlet bayrağı altında toplanamamalarıydı. Selçuk Bey, kardeşi ile birlikte Horasan’a giderek Selçuklu Devleti’nin temellerini attı. Atması gerekiyordu çünkü Türk beylikleri parça parça idi. Aslında bu bizim geleneğimizden gelen eski bir hastalıktır. Türk beylikleri genellikle liderlik kavgasına tutuşup hep birbirlerine saldırmıştırlar. Benlik hevesi ile bu savaşlarda yüzbinlerce Türk zayi olmuştur. Bu durum aslında günümüzde de böyledir. Ülkemiz biraz zayıfladı mı, biraz ülkemizde zaaflar ortaya çıktı mı liderin fikri ve gücü sorgulanmaya başlar. Bu iyi midir kötü müdür pek bilinmez. Lakin her büyük devletin mutlaka olmazsa olmazı güçlü bir liderinin olmasıdır. Güçlü devletlerin güçlü liderleri olmazsa, her kafadan bir ses çıkacaktır. Bu da ülkenin bütünlüğüne ve gücüne oldukça fazla zarar verecektir. Böyle bir ortam her devlet için felaketle sonuçlanacak türde sorunlara yol açabilir. Bunu Türk tarihi boyunca hep görmüşüzdür. Özellikle Selçuklu ve Osmanlı Devletinde bu sorunlar hep olmuştur.

Selçuk Beyin oğlu Tuğrul Bey Dandanakan Savaşı sonrasında Türk beyliklerini tek çatı altında toplamaya başlamıştır. Lakin bundan sonra başka bir mesele daha vardır. Hilafet ve Anadolu’nun fethi meseleleri Selçuk Bey için önceliktir. Ancak ömrü bu işlere maalesef yetmeyecektir. Onun yerine Abbasi halifeleri artık eski gücünde değildir. Çünkü hilafet hem Büveysoğulları hem de Fatımiler tarafından ciddi tehdit altındaydı. Abbasi hilafetinin ne sebeplerle yıkıldığını başka bir yazımızda detaylıca anlatmıştık. Lakin burada anlatmak istediğimiz, Abbasi hilafetinden sonra halifeliğin Türklerin eline geçmesidir. En azından tam anlamıyla geçmese bile Abbasi halifesi, hilafetin ortağı ve doğu ile batının hükümdarı olarak Tuğrul Bey’i tanıtmıştı. Aynı zamanda kızını Tuğrul Bey ile evlendirerek, Selçuklu İmparatorluğu ile akrabalık bağı kurmuştu. Bu akrabalık bağları aslında geçmişten beridir gelen bir güç birliği hamleleridir. Bazen bu hamleler istenilen neticeleri vermese de, akrabalık bağı aynı zamanda devletleri de birbirine bağlar. Bu bağ sayesinde devletler birbirlerine çok net bir biçimde bağlanırlar. Hem siyaseten hem de stratejik olarak devletlerin işbirliği aslında akrabalık bağlarının güçlü oluşuyla doğru orantılı olmuştur. Tuğrul Bey bu sayede, hem hilafet için bir ön adım attığı gibi tüm Müslümanları da kendi bayrağı altında toplama imkânı bulmuştur. Özellikle doğuda Türk beyliklerini bir araya getirdiğinde Fatımilerin de üstüne yürümeye başlamış ve ciddi şekilde darbe vurmuştur. Bununla beraber Büveyisoğulları denilen fitne devletinde sonunu getirmiştir.

Ancak daha işi bitmeyen Selçuklunun önce Anadolu’yu sonra gönülleri fethetmesi uzak olmayacaktır. Lakin Selçuklu kendi döneminde yüzünü batıya döndüğü vakit her zaman karşısına bir güç çıkacaktır. O güç hep haçlı ordusu olacaktır. Haçlılar; Türklerin batıya ilerlemeleri ne zaman başlasa birlik olup Türk devletlerinin üzerine saldırılar gerçekleştireceklerdir. Bu savaşlar ise Anadolu’da çok kanlı zamanların yaşanmasına sebep olacaktır.

Bir Cevap Yaz

furkan Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *