Osmanlı Döneminde İç Çekişmeler

Osmanlı Döneminde İç Çekişmeler

Osmanlı döneminin iç çekişmeleriyle ünlü zamanları Yavuz öncesi ve sonrası dönem ile Kanuni dönemi, 3. Selim dönemleri ve Abdülhamid Han’ın hüküm sürdüğü dönemlerdir. Bu dönemler devletin yükseliş ve çöküş zamanlarına denk geldiği için dış düşmanların bazen yok olup iç problemlerin çıktığı, bazen de dış düşmanların içeride ki müttefikleri ile işbirliği yaparak devletin karşısına çıkmıştır. Bu dönemler oldukça çalkantılı olup ciddi sıkıntıları da beraberinde getirmiştir. Yavuz dönemini incelersek diğerlerine göre devletin daha yerinde ve sağlam olduğunu görebiliriz. Bilindiği üzere Fatih Sultan Mehmet’in oğlu, 2. Bayezid oldukça farklı bir padişahtı. Diğer padişahlara göre daha yumuşak huylu ve kimsenin kalbini kırmayan sakin bir yapısı vardı. Hatta bu sebeple ona Sofu, Veli Bayezid dendiği olmuştur. Hiç kimsenin üzerine gitmeyen hatta kalp kırıcı cümlelerden bile kaçınan Veli Bayezid’in bu hali halkı bir o kadar sevindirdiyse de devlet yönetimindekilerin de bir o kadar avucunun kaşınmasına sebep olmuştur. Çünkü onun bu yumuşak tavrını fırsat bilen şımarık ve kurnaz devlet yönetimi her istediklerini padişaha yaptırır olmuşlardır. Öyle ki güney ve doğu sınırlarında oluşacak olan Safevi tehlikesini gören Şehzade Selim (Yavuz Sultan Selim) babası olan padişahını çoğu kez uyardı ise de, söylediği sözlerin pek etkisi olmamıştır. Bu sebeple Şehzade Selim kendince bazı önlemler alarak, devletin büyük bir tehlikeye düşmesini engellemiştir. Bu tehlikenin engellenmesinden sonra şehzadeler arası iç çekişme oldukça fazla olmuştur. Nitekim Yavuz, feraseti ve aklı ile bu iç çekişmelerin önüne geçmiştir. Ancak bunu yaparken de ömrü maalesef kısa olmuştur. O büyük padişah, Osmanlı tahtında 8 yıl gibi bir süre kalabilmiştir. Bu Osmanlı için büyük bir kayıptır.

Osmanlı’nın Çöküşünün Başladığı Devir

Ancak Osmanlı hareminde dönüm noktaları da olmuştur. Kanuni döneminde başlayan ve kadınların siyasete karışmasıyla başlayan dönem, Kösem Sultan devri ile son bulmuştur. Kanuni döneminde hep harem olayları anlatılır ama o dönemde harem olaylarından çok daha fazla değişiklikler olmuştur. Öncelikle Kanuni Dünya savaş tarihine geçecek bir savaşa imza atmıştır. Mohaç Meydan Savaşı, hala kırılabilmiş bir rekora sahip olmayan meydan savaşıdır. Neredeyse 200.000’den fazla askerin toplandığı bir meydanda savaş 3 saat içerisinde bitmiştir. Dünya’da hala günümüzde bile 3 saat içerisinde bitmiş bir meydan savaşı yoktur. Bununla beraber Kanuni, denizcilikte oldukça üstün bir devlet olan Venediklileri alt eden padişah olarak kayıtlara geçmiştir. Osmanlı donanması tarihinin en güçlü zamanlarını yaşamış ve o dönemde geliştirilen kadırga teknolojisi, ileri ki dönemlerde gemicilik ve deniz savaşları için dönüm noktası olacak bir gelişme olacaktır. Mahpeyker Kösem Sultan devri, Osmanlı’nın çöküşünün başladığı devir olduğu için savaşlar genellikle sonlanmış ve iç karışıklar baş göstermeye başlamıştır. Halk ve ahalinin padişahların yönetimlerini beğenmemesi ve İslami geleneklerden kopuşların başlaması başlıca sorunlar olarak göze çarpmaktadır. Zaten ulemanın da gayri Müslimlere gereğinden fazla hoşgörüyle bakmaya başlaması, Tanzimat dönemini de beraberinde getirmiştir. Bunun sıkıntısını en fazla Sultan Abdülhamid çekmiştir. Çünkü bozulan sosyal ve ahlaki yapı, onun zamanında inkişaf ederek içinden çıkılması zor meseleleri de beraberinde getirmiştir.

Osmanlı hanedanlığında aslında dizilerde anlatıldığı gibi bir harem devleti durumu yoktur. İstisna zamanlar hariç de olmamıştır. Ancak kadınların yönetime karışma ve yönetim istekleri diğer devletler de olduğu gibi Osmanlı’da da baş göstermiş bir durumdur. Çünkü bu durum bizim geleneğimizden gelmektedir. Eski Türk devletlerinde hakanın yanında hatun geleneği, Osmanlı’nın son zamanlarında yanlış anlaşılmış ve çöküşünü hızlandırmıştır.